Menü Altı
Menü Altı

Yüksek Mahkeme Başkanı Şefik: “Kuralsızlık kaos getirir”

Yüksek Mahkeme Başkanı Şefik: “Kuralsızlık kaos getirir”

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, tüm vatandaşların kurallara uymakla yükümlü olduğunu; kurallara uyulmaması, tanınmamasının kaos, belirsizlik, itaatsizlik ve kanunsuzluk getireceğini söyledi.

Şefik, “Bir ülkedeki hukuk düzenini korumak sadece mahkemelerin görevi değildir. Kuralların uygulanmasını ve bunlara uyulmasını sağlamak için tüm kurumlarda denetim yapılması gerekir. Denetim yapılmadığı takdirde kurallara uyulmasını beklememek gerekir. Şu anda ülkemizdeki tüm sorunların altında düzgün ve gerektiği şekilde denetim yapılmaması yatmaktadır” dedi.

2017-2018 Adli Yılı’nın açılışı nedeniyle AKM’de düzenlenen törende konuşan Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, bağımsız bir yargı için yargıçların ve çalışma hayatlarının rahat şartlarda olması gerektiğini ifade etti.

Şefik, adaletin düzgün çalışması için en önemli unsurlardan birinin uygun çalışma ortamı olduğunu vurguladı. Lefkoşa Kaza Mahkemesi yanındaki eski polis binasının restorasyonuna bu yıl başlandığını anlatan Şefik, binanın yıl sonuna kadar bitirilmesinin hedeflendiğini aktardı.

Diğer kazalarda bina sorunlarının devam ettiğine işaret eden Şefik, diğer bölgelerde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi.

Yargıçların özlük haklarında olumlu gelişmeler de kaydedildiğini söyleyen Şefik, nöbet tutan kıdemsiz ve kıdemli yargıçlara yüzde 3 ek tahsisat verileceğini belirti. Şefik, yapılan diğer olumlu gelişmelere de değindi.

“İcra mevzuatı değişmeli”

İcra ile ilgili mevzuatın en erken bir zamanda değiştirilmesinin zaruri olduğunu aktaran Narin Ferdi Şefik, kaza mahkemelerindeki yargıçların her gün bu tür istidalarla uğraşmadıkları taktirde huzurlarındaki dava dosyalarına daha fazla zaman ayırabileceklerini, davaların daha erken neticelenmesinin sağlanabileceğini söyledi.

1950 mazbata

Mazbatalar konusuna da değinen Şefik, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde 400, Mağusa Kaza Mahkemesinde 300, Girne Kaza Mahkemesi’nde 326, İskele Kaza Mahkemesi’nde 72, Güzelyurt Kaza Mahkemesi’nde 69 ve Lefke’de oturum yapan Güzelyurt Kaza Mahkemesi’nde 783 olmak üzere, toplam 1950 mazbata bulunduğunu aktardı.

Ceza davalarında ise, cezaları tahsil edilmesi için ısrar edilen bin 190 mazbata bulunduğunu, genel toplam olarak tahsil edilmeyi bekleyen 3 bin 140 mazbata bulunduğunu ifade eden Şefik, personel sıkıntısı çeken Polis Genel Müdürlüğü’nün bu iş için çok az sayıda polis memuru görevlendirebildiğini, bunun için daha fazla polis görevlendirilmesi gerektiğini anlattı.

“Hukuk mezunlarının tümü aranan nitelikte değil”

Hukuk eğitiminin önemine de değinen Şefik, bu konuya dikkat edilmesi gerektiğini, ülkedeki hukuk mezunlarının tümünün aranan niteliklerde olduğunu söylemenin de zor olduğunu belirtti.

Geçtiğimiz adli yılda ülkenin gündemine damgasını vuran iki olaya değinen Narin Ferdi Şefik, bunlardan birinin mandamus emirnamesi, diğerinin de mahkeme gündemleriyle ilgili basın ve sosyal medyada yazılan yazılar olduğunu belirtti.

Serbest Çalışan Hekimler Birliği’nin, Sağlık Bakanlığı’na ikame ettiği başvuruyla mandamus emirnamesinin gündeme geldiğini anımsatan Şefik, mandamus emirnamesi ve süreç hakkında bilgiler verdi.

Şefik, cezai konularla ilgili yazılan yazılarda, eksik veya hatalı bilgilerin aktarılabildiğini, bu konularla ilgili kamuoyunda önyargının oluşturulabildiğini, fetüs davası diye bilinen davada da bunun bir benzerinin yaşandığını kaydetti.

“Yargı toplumun hala çok saygı duyduğu kurumlardan biri”

Şefik şöyle devam etti:

“Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı, kararı okumayan, hukuk kurallarına aşina olmayan, ispat külfetinin ne olduğunu, şahadetin ne şekilde değerlendirileceğini bilmeyen kişiler tarafından eleştirilmiş, bir gazete daha da ileri giderek, tüm yargıçların rüşvet aldığını gösteren bir karikatür yayımlama cüretini göstermiştir. Yargı bu karikatürden çok rencide olmuştur.”

Yargının toplumun hala çok saygı duyduğu kurumlardan biri olduğunu ifade eden Şefik, “bilgisizce, bilinçsizce, cahil cesaretiyle, neticelenmemiş davalarla ilgili basında veya sosyal medyada yazı yazma, yorum yapma, konuşma adaletin tecellisini önleyebileceği gibi, tanıkların ortaya çıkmasını ve konuşmalarını da engelleyebilmekte, olayların çözülmesine gerçeklerin ortaya çıkmasına da engel teşkil edebilmektedir” dedi.

“Yargının halkın gözünde küçük düşürülmesinin önüne geçilmesi önemli”

Yargının halkın gözünde küçük düşürülmesinin önüne geçilmesinin önemine vurgu yapan Şefik, şartlı tahliye tüzüğü ve TC-KKTC hukuk ticari ve cezai konularda adli yardımlaşma, tanıma ve tenfiz, suçluların geri verilmesi ve nakli sözleşmesi onay yasasına da değindi.

Mevcut uygulamalardaki sorunlara değinen Şefik, siyasi atamaların çoğunluğunun oluşturduğu bir kuruldan çıkan kararların tartışmalı olduğunu kaydetti.

“10 yılda 144 hükümlü TC’ye iade edildi”

2007-2017 yılları arasında toplam 144 hükümlünün TC’ye geri iade edildiğini anımsatan Şefik, bu hükümlülerin cezalarının belirli bir kısmının KKTC’de çekmeleri gerektiğinin ilgili sözleşmede yer almadığını, bu hükümlülerin iade edildikten sonraki akıbetlerinin de bilinmediğini belirtti.

Bunun yargıya açık bir müdahale olduğuna dikkat çeken Şefik, suçluların iade edildikten sonra cezasını geri gönderildiği yerde de çekmesinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Şefik, “aksi takdirde KKTC suç cenneti olma yolunda ilerleyecektir” dedi.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.