Menü Altı

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu milletin kırmızı çizgisi ezan, bayrak ve vatandır

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu milletin kırmızı çizgisi ezan, bayrak ve vatandır

 

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu milletin kırmızı çizgisi ezan, bayrak ve vatandır. Değerlerimize yönelik her türlü saldırı beka tartışmasından bağımsız düşünülemez.” dedi.

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Show TV, Habertürk TV ve Bloomberg HT ortak canlı yayınında Veyis Ateş ve Ece Üner’in sorularını yanıtlıyor.

“Cezaevinde yaklaşık 10 bin mektuba cevap verdim”

Mektuplar geliyor ama tüm gece sabah namazına kadar o mektuplara cevap yazıyordum. Yaklaşık 10 bine yakın mektuba cevap yazdım. Tabii bir de özene bezene yazdım. Yazım da benim fena değildir. Şimdi birçok yerde bu mektuplarla karşılaşıyorum. Bazıları çerçeveletmiş, bazıları bu halde getiriyorlar. Bakıyorsunuz kimisi avukat, kimisi doktor, kimisi mühendis olmuş, kimisi de partimin o illerde yöneticileri arasında yer alıyor. Bu tabii farklı bir duygu veriyor insana. O süreç olmasa biz bugünlere gelemezdik.

Üç büyük şehirde ortak miting

17 yıldan beri partimiz her girdiği seçimden birinci parti olarak çıktı. Bu başarı ve grafik aynen bu şekilde devam ediyor. Bu seçimlerde meydanlarda halkımın teveccühünü çok çok iyi görüyorum. İnanıyorum ki, artık final dönemine giriyoruz. Hele hele şimdi Ankara, İstanbul, İzmir mitinglerini yapacağız. Bu mitinglerde sayın Bahçeli ile Cumhur İttifakı’nın iki tarafı olarak birlikte olacağız.

Başkanlık sistemi

Osmanlı’ya kadar gidebiliriz. Bizim getirdiğimiz sistem Osmanlı’dan itibaren çalışan ve daha sonra da gelen siyasetçilerin bu konuda beklendikleri bir zamanlama vardı. Başkanlık sistemini getirmek. Aslında Gazi Mustafa Kemal başkanlık sistemiyle yönetmiştir. Bunu kimse dillendirmiyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin demokratik sisteminin en güçlü projelerinden biridir. Bunu Demirel, merhum Erbakan, merhum Türkeş dillendirdi. Türk siyasetinde vesayetçi odaklarla mücadele etmiş bütün siyasilerin yeni bir sistemi talep ettiği olmuştur.

“Kayyum arkadaşlarıma teşekkür ediyorum”

Verdiğimiz paralar Kandil’e değil halka gitmiş. Altyapı, üstyapıya gitmiş. Ankara’da büyükşehir belediye başkan adayı olan Mehmet Özhaseki kardeşim bizim Çevre Şehircilik Bakanımızdı. Bütün o bölgedeki kentsel değişim, dönüşümleri o yürüttü. Şimdi binlerce konutla, altyapıyla buralarda ne yağmur suyu kanalları, ne içme suyu kanalları yoktu. Şimdi kayyum sistemine geçip bunlar yapıldı. Ben Hakkari’nin afedersiniz caddelerinden atık suların aktığı zamanı bilirim. Benim orada yaşayan vatandaşım bu pisliğe mahkum edilmeye layık mı. Oradan oy çıksın çıkmasın, biz dedik batıda ne varsa orada olması lazım. Onun için ben kayyum arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, işi ciddi tuttular. Şimdi biz bütün bu sınavları başarıyla vermiş olan böyle bir ismi de Mehmet Özhaseki’yi Ankaramıza, başkentimize layık gördük.

“Akşener çok ciddi bir yanlış yaptı”

Şu anda ben hiçbir siyasi partiye oy verene terörist ifadesini kullanmadım. Zira siyasetin bu kadar acemisi değilim. Şu anda siyasetin içinde olanların hepsinden çok daha tecrübeliyim. Bu genel başkanların hepsi, benimle tecrübede yarışamaz. Gençlik kollarından itibaren siyasetin içinde olan birisiyim. Buradaki olaya baktığımızda, sözde İYİ Parti denilen hanımefendi sürekli partilerini değiştire değiştire en son buraya gelmiş ve kendi partisinden bir ara ayrılacağını söyledi ve partisine geri döndü. Ben kendisini ademe mahkum ederken bana sataşması olmuyordu. Denizli’de çok ciddi bir yanlış yaptı. Cumhurbaşkanının terörist dediği Denizliler dedi. Ardından Aydın’a geçti, Cumhurbaşkanının terörist dediği Aydınlı vatandaşlarım, ifadesini kullandı. Tayyip Erdoğan böyle bir şeye tahammül edemez. Hiçbir vatandaşıma kalkıp da terörist diyecek kadar bu işlerin farkında olmayacak birisi değilim, daha kaba bir ifadeyle enayi değilim.

“Bu milletin kırmızı çizgisi ezan, bayrak ve vatandır”

İki kere iki dört. Twitlerde bazı mesajlarda garip garip şeyler var. Ana muhalefetin sözcüsü bu polislere karşı yapılmış bir tepkidir diyor. Bir defa bu hazırlık nereden? Hepiniz düdüklerinizle oraya geliyorsunuz, ezan okunuyor bunlar öttürülmeye başlıyor. Bu milletin kırmızı çizgisi ezan, bayrak ve vatandır. Bundan taviz yok. Değerlerimize yönelik her türlü saldırı beka tartışmasından bağımsız düşünülemez. Bu olayı duyunca Ankara’daydım. Hemen valimizle bağlantı kurdum. Toplantı ve gösteri yürüyüşleriyle alakalı bir müracaatları var mı? Dediler ki, yok. Bunlarda zerre kadar düşünce olsa hemen valiliğe müracaatını yaparsın, size uygun yerlerde yürüyüş, toplantı için size izini verir, orada toplantınızı, gösterinizi yaparsınız. Ben istediğim yerde yaparım dersen, hayır! O bir defa kamu düzenini bozmaya yönelik eylemdir. İstiklal Caddesi’nin değişik yerlerinden buraya girmeye çalıştılar. Gezi olaylarında da bunu yaptılar. Cam çerçeve kırdılar. Otobüsü yaktılar, Türk bayrağını yaktılar. Biz buna olumlu mu bakacağız.

Orada CHP’li bir kadın, geçmişte ezana karşı tweet atmış birisi. Bunlar bayrak, ezan düşmanı. Kadınların arkasına saklanarak adeta siyasi bir kumpanya düzenlemeye kalktılar. Bir yerde bu işi açık tutarsanız bunun önüne geçemezsiniz. Biz de 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutladık. Şanlıurfa’da kutladık. Salon tıklım tıklım doldu. Sanatçılarımız geldiler, kendi sunumlarını yaptılar. Biz de konuşmalarımızı yaptık. Bunu böyle de yapabilirlerdi. Ama onlarda böyle bir anlayış yok.

“CHP’nin bayrakları ile kolkola gezdikleri siyasi hareketin paçavraları yanyana Taksim meydanına çekildi”

Ben meydanlarda da gösteriyorum. Gezi olaylarında CHP’nin bayrakları ile diğer malum kolkola gezdikleri siyasi hareketin paçavraları yanyana Taksim meydanına çekildi. Atatürk anıtının olduğu yere çekildi. Bunları görmeyelim mi? Aynı meydanda bayrağımız yakıldı. Bunları görmeyelim mi? Bunlar ezan saatinde bunu planlıyorlar. Müracaatın olmadığı gibi bu şekilde gösteri ve yürüyüşlere müsait olmayan bir yerde bunu yapıyorsunuz. Akşam 19.00 civarında bunu yapıyorsunuz. Eğer bu ülke hukuk devleti ise herşeyin hukuk içerisinde yürütülmesi gerekir. Bu hukuk bana hangi hakları tanıyorsa vatandaş olarak buna uymak zorundayım. Polis, jandarma vatandaş daha huzur içinde yaşamı sürdürsün diye var.

“Milletimizin refahını yükseltecek politikaları emin adımlarla uygulamaya devam edeceğiz”

Artık bu krizler geride kaldı. 2019 tam aksine ateşlemenin yapılacağı, kalkınmanın çok daha iyi noktada olacağı yıl. 2019 güncel verileri ekonominin ılımlı bir toparlanma eğilimine işaret ediyor. Artan ihracat ve turizm gelirleri var. Bunlar büyümeyi besleyen ana kalemler. Nisan itibarıyla yapısal reformlarla süreci güçlendireceğiz. Cari açığı azaltıyoruz, katma değer üretimini de arttıracağız. Milletimizin refahını yükseltecek politikaları emin adımlarla uygulamaya devam edeceğiz.

“IMF bizden borç istedi, 5 milyar euro, verin dedim”

Küresel ekonomide artan zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekten itibaren pozitif tabloyu yakalacaktır. Her şeyden önce IMF’in bizim kapımızı çaldığı dönem CHP iktidarı dönemidir. İktidara geldiğimizde 23,5 milyar dolar borçla devraldık. 2013 Mayıs’ında IMF’e borcu bitirdik. IMF bizden borç istedi, 5 milyar euro. Arkadaşlar sordu, verin dedim. Ama dedi, bugün borç alan yarın talimat alır. Baktılar ki çılgın Türkler geliyor IMF o borcu almadı. Biz borcu sıfırladık. Merkez Bankamızın tırmanışı devam etti. Döviz rezervi 100 milyar doları yakaladı. Şimdi biz onu 136 milyar dolar çıtaydı, orayı geçeceğiz.

“Netanyahu seçimler yaklaşırken şu anda o çılgına döndü”

Netanyahu malum yaklaşan bir seçim var. Netanyahu İsrail’de yolsuzluklara, rüşvete bulaşmış. Bu şaibeyle dolaşan birisi durumda. Türkiye’de hapislerde gazeteciler vs. diye bir yerlerden girerek suyu bulandırmaya çalışıyor.

Bizim ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’dır. Biz her zaman Kudüs’ü Türkiye’nin kırmızı çizgisi olarak görürüz. Bu ecdadımızla başlayan, Sultan Abdülhamid’in bu noktada önemli vurgusu var. Orayı para pul gibi meselelerle almaya yönelmemiş. İsrail’in oldu bittileriyle mücadele etmeyi sürdüreceğiz.

Netanyahu seçimler yaklaşırken şu anda o çılgına döndü. Ben daha önce de orada Başbakanlar gördüm. Böylesini görmedim.

Bizi belki tahrik etmeye çalışıyor. Biz bu tahrike gelmeyiz. Benim ülkemde hahambaşı temsilcisi varsa biz o oyuna gelmeyiz. Din özgürlüğüne saygı göstermediğini ortaya koymuştur.Bu adama dünyada birçok siyasi lider kırmızı halılar sererek karşılıyor. Biz o şekilde yapamayız.

“S-400 işinden geri adım atmamız söz konusu değil”

Bizim için aslolan birinci derecede Türkiye’nin güvenliğidir. Biz güvenlik meselesinden taviz veremeyiz. Güney sınırımızdan ülkemize yönelik gerçek bir tehdit var. Şu anda Suriye’nin elinde bu tür silahlar mevcut. Böylesi bir tehditle karşı karşıya kalan bir ülke, biz de ülkenin güvenliğimizi teminat altına almamız lazım. S-400 işinden geri adım atmamız söz konusu değil.

Kaynak: TRT Haber

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir