
Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Yılmaz Bora, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik medyada fikir kirliliği oluştuğunu belirterek, “ Kıbrıs sorunu 1974’ de çözülmüştür. Tartışılacak tek konu iki devletin birbirini tanımasıdır. “dedi.
Bora yaptığı yazılı açıklamada, bu hedefe yönelmeyen müzakerelerin işe yaramayacağını ve Kıbrıs Türk halkına faydadan çok zarar vereceğini belirtti.
Bora, Kıbrıs Türk halkının faşist Rum yönetiminin tehdidi ve EOKA teröristlerinin etnik temizlik saldırıları karşısında yok olma tehlikesi yaşadığını kaydederek, bu saldırılara karşı TMT önderliğinde bir kurtuluş mücadelesi veren halkın Anavatan’ın yanında yer alması ile özgürlüğüne kavuştuğunu vurguladı.
“Faşist Rum yönetiminin 1974’te başlayan barışı içine sindiremediğini” belirten Bora, Rum tarafının barışı bozmak ve tüm Kıbrıs’a egemen olacağı bir ortam yaratmak için mücadele ettiğini algı operasyonları ile yürüttüğü bu mücadelede başarılı olduğunu ve bir kısım siyasileri de gerçekleri göremeyecek hale getirdiğini öne sürdü.
“ Bazı siyaset adamlarımız maalesef 1974’de gelen özgürlüğün değerini anlamamakta ve halkımızı yeni maceralara ve tehlikelere sürükleyecek görüşler öne sürmektedirler.” diyen Bora şöyle devam etti:
“ Bilindiği gibi Kıbrıs Türk halkına karşı 1955’lerde terörist saldırılar başlamış ve çeşitli evrelerden sonra 21 Aralık 1963 de Rum saldırıları yüzünden Kıbrıs’ta fiilen iki ayrı egemenlik oluşmuştur. Bu iki egemenlik 15 Temmuz 1974 de faşist Yunan darbesinin Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama girişimi Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te haklı ve meşru müdahalesinin bir sonucu olarak ilgili taraflar arasında yapılan anlaşmalar üzerine iki ayrı devlete dönüşmüştür.
Kıbrıs’ta 1974’ten sonra oluşan iki fiili devletten daha yasal olan KKTC’dir. Çünkü 1960 antlaşmasına sadık kalan ve etnik temizlik katliamlarına karşı kendini savunan KKTC halkıdır.
Bu durumda sadece Rum yönetiminin bağımsız devlet olarak tanınması büyük bir haksızlık ve diskriminasyondur. Bu koşullarda Kıbrıs Türk halkının özgür iradesi ile kurulan KKTC in tanınmasını istemek ve tanınmadıkça herhangi bir müzakereye razı olmamak en doğal hakkımızdır ve barışın gereğidir. “
Bora, “Maalesef barıştan çok kendi çıkarlarını düşünen ve Faşist Rum Yönetimini tatmin etmek isteyen çevreler iki halkı birleştirmek ve tekrar karışık ve kavga içinde yaşatmak istemektedirler. Bunun için federasyon veya konfederasyon kurulması için Kıbrıs Türk Halkına baskı yapmakta ve Kıbrıs Türk halkını aldatarak uzun vadede Rum yönetiminin egemen olacağı koşullarda bir anlaşmayı dayatmaya çalışmaktadırlar” dedi.














