Tahsin Ertuğruloğlu: Kıbrıs Türk halkı Rum egemenliğine yama edilemez
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının Rum egemenliğine “yama” edilemeyeceğini belirterek, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüyü esas alan iki devletli çözüm politikasından geri dönüş olmayacağını söyledi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, izledikleri politikanın “egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün” teyidini öngören “iki devletli çözüm” vizyonuna dayandığını belirterek, “Bu politikadan geri dönüş söz konusu değildir.” dedi.
Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının masada bir “azınlık” veya “federasyon” adı altında Rum egemenliğine “yama” edilecek bir unsur olmadığının çok iyi bilinmesi gerektiğini dile getirdi.
Ertuğruloğlu, yazılı açıklamasında, Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesinin dönemsel siyasi söylemlerin ya da kişisel diplomatik tercihlerin ötesinde, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum ve iş birliği içinde belirlenen ilkeler üzerine inşa edildiğini ifade etti.
“Bu ilkelere dair duruşumuzu ‘statükoculuk’ veya ‘dünyadan izole olma arzusu’ olarak nitelendirmek, en hafif tabirle, Rum tarafının onlarca yıldır sürdürdüğü uzlaşmaz tutumu göz ardı etmektir.” diyen Ertuğruloğlu, milli davanın esaslarını ve devletin ilkesel duruşunu hedef alan beyanatların “boş laflarla günü geçiştirmekten, zaman kaybı yaratmaktan, ucuz ve etkisiz politika yapmaktan” öteye geçmediğini kaydetti.
“ULUSLARARASI TEMAS KURMAK ADINA EGEMENLİK HAKLARIMIZDAN VE ANAYASAL YAPIMIZDAN ESNEKLİK GÖSTERİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”
Sonucu belli olmayan ve Rum tarafının yıllardır gözlerinin içine bakarak zamana oynayıp, statükoyu “tahkim” ettiği federasyon zeminli müzakere süreçlerine geri dönmenin “sahada mücadele etmek” olmadığını ifade eden Ertuğruloğlu, “Olsa olsa, göz göze bakarak geçmişin başarısızlıklarını tekrarlamaktır.” dedi.
Uluslararası temas kurmak adına egemenlik haklarından ve anayasal yapıdan esneklik gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu kaydeden Ertuğruloğlu, “Hakiki ‘omurga’, uluslararası baskılar karşısında boş laflarla günü geçiştirmek değil, devletin varlığını ve iradesini tavizsiz savunmaktır.” ifadelerine yer verdi.
Kıbrıs Türk halkının haklı davasının, iç siyaset rekabetine veya seçim malzemesine dönüştürülemeyecek kadar hayati bir konu olduğunu belirten Ertuğruloğlu, izolasyonlara karşı duruşlarının ve haklarını savunma kararlılıklarının bir “konfor alanı” değil, halkın güvenliği ve geleceğinin teminatı olduğunu kaydetti.
“Ucu açık diyaloglara bel bağlamak yerine, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kararlılıkla savunmak, Rum yönetimin uzlaşmaz tutumuna verilecek en güçlü yanıttır.” diyen Ertuğruloğlu, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum ve iş birliği içinde, sahada ve masada Kıbrıs Türk halkının haklarını her platformda savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini dile getirdi.













