
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Atina ve Kahire yönetimlerinin, Doğu Akdeniz’de imzaladığı kısmi Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmasını genişletme yönünde mutabık olduğunu bildirdi.
Miçotakis, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Maksimu Sarayı’ndaki görüşmesinin ardından yapılan ortak basın açıklamasında konuştu.
Yunanistan ve Mısır’ın, Doğu Akdeniz’deki kısmi MEB anlaşmasını “genişletme yönünde ortak niyetleri olduğunu” söyleyen Miçotakis, bu anlaşmanın “refah, barış ve iş birliğine yönelik bir örnek teşkil ettiğini” savundu.
Miçotakis, tahriklerden uzak kalan ve uluslararası yasallığa saygı gösteren her ülkenin “EastMed” projesine katılabileceğini iddia ederek Sisi’nin Atina ziyaretinin ABD’deki seçimin hemen sonrasına denk geldiğine dikkati çekti.
ABD Başkanı seçilen Joe Biden döneminde ABD ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin daha da güçleneceğini savunan Miçotakis, Washington yönetiminin “gücünü ortaya koyarak bölgedeki güvenliğe katkıda bulunacağını” ileri sürdü. Yunanistan’ın Mısır ve İtalya ile yaptığı anlaşmalardan sonra komşusu Arnavutluk’la da benzeri bir anlaşmayı hedeflediğini anımsatan Miçotakis, “ülkeler arasındaki bu barış ve işbirliğini öngören anlaşmalar iyi niyet ve iyi komşuluk ilkelerine saygı çerçevesindedir; ülkeler arasındaki anlaşmazlıklar bu temel kurallara saygı ile giderilir” dedi ve Türkiye’ye seslenerek “Türkiye’deki liderler de saldırganlık siyasetini bir yana bırakmalı ve Doğu Akdeniz’de ülkeler arasında yaptığımız bu işbirliğine katılmalı” şeklinde konuştu.
Sisi ise Miçotakis ile bölgedeki barışı tehlikeye düşürmek isteyenlere karşı ortak tavır izleme yönünde mutabık olduklarını belirterek Kahire ile Atina arasındaki savunma iş birliğini güçlendirme arzusunda olduklarını dile getirdi.
Kıbrıs sorununun uluslararası hukuk temelinde adil çözümünden yana olduklarını savunan Sisi, Libya’da istikrar ve barış sağlayacak siyasi bir çözüm gerektiği konusunda Miçotakis ile hemfikir olduklarını vurguladı.
Sisi, Yunan Başbakan ile görüşmesinde uluslararası terörün de ele alındığının altını çizerek “terör eylemlerini destekleyen, teröristlere yardım eden ve onları cesaretlendiren ülkelerin hesap vermeleri gerektiğini” savundu.













