En Ust
Menü Altı
Menü Altı
Dış HaberlerGenelManşetSon Dakika

İklim Değişikliği Performans Endeksi: Hiçbir ülke yeterince iyi değil

Dün yayımlanan İklim Değişikliği Performans Endeksi 2021 (Climate Change Performance Index, CCPI), Avrupa Birliği’nin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki ilerleyişin ülkeler arasında homojen şekilde gerçekleşmediğini gösteriyor. İskandinav ülkeleri, Portekiz ve bir bütün olarak değerlendirilen AB bloğunun performansı, diğer ülkelerle kıyaslandığında, üst sıralarda yer alıyor. Ancak Macaristan, Polonya ve Çek Cumhuriyeti, Avrupa Birliği içerisinde iklim değişikliğiyle mücadelede yaşanan ilerlemenin aksi yönünde ilerliyor.

ENDEKS, KÜRESEL ÖLÇEKTE EMİSYONLARIN YÜZDE 90’INI OLUŞTURAN 57 ÜLKEYİ İNCELİYOR

Endeks, küresel ölçekte emisyonların yüzde 90’ını oluşturan 57 ülkenin (ve AB’nin bütün olarak değerlendirildiği durumda) iklimi koruma yönündeki performansını değerlendiriyor ve ülkeler arasında karşılaştırmalar sunuyor. CCPI’nın 2021 versiyonu, Koronavirüs krizi öncesinde atmosfere yayılan emisyonları analiz ettiği için krizin tetiklediği olağandışı emisyon azaltımını yansıtmıyor.

Endeks, Germanwatch tarafından NewClimate Institute ve İklim Eylem Ağı (Climate Action Network, CAN) kurumlarının katkısıyla hazırlandı. Germanwatch’da çalışan ve CCPI’nın yazarları arasında yer alan Jan Burck, “Güncel İklim Değişikliği Performans Endeksi, AB’nin dönüm noktasında bulunduğunu gözler önüne seriyor” diyor.

TÜRKİYE 42.SIRADA

Türkiye ise bu yılki İklim Değişikliği Performans Endeksi (Climate Change Performance Index) CCPI sıralamasında 42. sırada yer alıyor. Muazzam yenilenebilir enerji potansiyeli ve mevcut trendler sayesinde, ülkenin hiçbir iklim politikası veya hedefi olmamasına rağmen Türkiye bir önceki yıla göre sıralamasını biraz iyileştirdi ve altı sıra yükseldi. Sera Gazı Emisyonları ve Enerji Kullanımı kategorilerindeki “zayıf” puanı ve iklim uzmanları tarafından İklim Politikası performansı için verilen “çok zayıf” puanı ile Türkiye’nin zayıf yönleri bir önceki yılla benzerlik gösteriyor. Bu benzerlik, Yenilenebilir Enerji kategorisindeki yüksek puanlı performansı için de geçerli. Ancak uzmanlar, yenilenebilir enerji alanındaki olumlu gidişatın büyük ölçüde hidroelektrik santrallerden kaynaklandığını belirtiyor.

Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz, “Türkiye’yi, artık Paris Anlaşması’nı onaylamaya ve mevcut halinde 2030’a kadar iki kat artış öngören emisyon azaltım hedefini (INDC) revize etmeye çağırıyoruz” diyor ve ekliyor:

“Karar vericiler, iklim eyleminin topluma ve ekonomiye sağlayacağı faydaları kabul edip kesin bir kömürden çıkış taahhüdü içeren, enerji verimliliğini artıran ve yenilenebilir enerjiye dayalı bir gelecek inşa eden etkili bir enerji dönüşümü stratejisi geliştirmeli. Türkiye, güneş ve rüzgârdan elektrik üretiminin iletim-dağıtım sistemine ek yatırım yapmadan kolayca ikiye katlanabileceği, küçük bir yatırımla ise üç katına çıkarılabileceği büyük bir potansiyele sahip. Buna karşın, kömür hala ulusal enerji politikasının merkezinde duruyor.”

Diğer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




Enter Captcha Here :

Başa dön tuşu