Şentop: Türkiye, KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ın yaklaşımını desteklemektedir

Şentop: “Türkiye, KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ın yaklaşımını desteklemektedir”
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Doğu Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile alakalı gelişmelerde de çok önemli bir döneme girildiğini belirterek, Türkiye’nin, uluslararası hukuk çerçevesinde sahip olduğu bütün hak ve menfaatlerini her zaman ve her yolla korumak ve savunmak konusunda kararlı olduğunu kaydetti.
Şentop, “Kıbrıs adasında, iki farklı halk ve iki farklı devlet bulunduğu gerçeğinden hareket eden bir yaklaşımla Türkiye, KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ın yaklaşımını desteklemektedir. Ada’da Türk toplumunun varlığını ve haklarını inkar eden Rum yaklaşımının, çözümün önündeki en büyük engel olduğunu biliyoruz. TBMM, her zaman Kıbrıs davasında siyasi görüş farklılıklarını bir kenara bırakarak ortak tutum belirlemiştir. Bundan sonra da KKTC’nin yanında durmaya ve haklı davasını desteklemeye devam edecektir.” diye konuştu.
Şentop, TBMM’nin 27. Dönem 6. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, yapılacak çalışmaların, alınacak kararların ve çıkarılacak kanunların millete, devlete, kalbi Türkiye’den yana olan soydaş ve akraba topluluklarla bütün insanlığa hayırlar getirmesini; Büyük Türkiye davasının başarısına katkı sağlamasını Allah’tan niyaz etti.
27. Dönem’in 6. ve son yasama yılına girerken bu dönemin tarihe şahitlik ettiğini dile getiren Şentop, bu dönemin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk yasama dönemi olduğunu, etkisi yaklaşık 2,5 yıl hissedilen küresel Kovid-19 salgınını yaşamış ve ağır salgın şartlarına rağmen çalışmalarını fedakarca sürdürmüş milletvekillerinin gayretlerine şahitlik eden bir dönem olduğunu vurguladı. Şentop, 27. Dönem’de ayrıca, millet ve devlet için hayati öneme sahip hadiselerin 100’üncü yıl dönümlerinin idrak edildiğini anımsatarak, “İşgal ve istila tehdidi karşısında kurtuluşun ilk adımını teşkil eden Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı, Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas kongreleri, Milli Mücadele’nin karargahı olmuş yüce ve gazi Meclisimizin Ankara’da açılışı, İstiklal Marşı’nın kabulü ve son olarak Büyük Taarruz, bu yasama döneminde 100’üncü yılını idrak ettiğimiz tarihi ve milli hadiseler arasındadır. İnşallah bir sonraki yasama döneminde, 29 Ekim 2023’te de Cumhuriyetin ilanının 100’üncü yılını milletçe, heyecan ve gururla kutlayacağız.” şeklinde konuştu.
Mustafa Şentop, başta yüce Meclisin ilk reisi, Cumhuriyetin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün mücadele arkadaşlarını, Birinci Meclisin şerefli milletvekillerini, istiklal şairi ve Birinci Meclis Mebusu Mehmet Akif Ersoy’u, İstiklal Harbi’ndekiler başta olmak üzere gaziler ve şehitler ile 15 Temmuz 2016 gecesinde milletin istikbaline saldıran alçaklara geçit vermemek için şehadete yükselen vatan evlatlarını minnetle, şükranla ve rahmetle andı. Şentop, “100’üncü yılını andığımız bu tarihi hadiselerin merkezinde tabii olarak Milli Mücadele yer almaktadır. Zira Milli Mücadele, Anadolu’yu vatan kılan yüce gayenin ve imanın özeti, sonrasında gösterilecek kahramanlıkların ön sözü ve ilhamıdır.” dedi.
– “Karnının doymasına vesile olduğumuz bir çocuğun tebessümünden daha değerli değil”
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, bir devletin tarihinin bir devir, bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğini, aksi yaklaşımın, ilmi ve makul olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu bağlamda Osmanlı İmparatorluğu, kudretimizi tahkim eden, nizam-ı alem mefkuremizi hayata geçiren, devamı olmaktan iftihar ettiğimiz bir cihan devletidir. Bin yıl önce, Çağrı Bey’in keşif seferleriyle başlayan, 1071 Malazgirt Zaferi ile hızlanan ve bugüne kadar gelen Türkiye tarihini, hoşumuza giden veya gitmeyen yönleriyle bir bütün olarak ele almaya mecburuz. Bizi bu topraklarda var kılan, bu toprakları bize vatan yapan bu bin yıllık tarihin acı ve tatlı olaylarıdır. Bu yüzden, Türkiye’nin coğrafi birliğini bozmak ne kadar yanlış ve kabul edilemezse, farklı devletlerin, yapıların ve yöneticilerin devamlılık içinde inşa ettiği Türkiye tarihini parçalamak da o ölçüde tehlikeli, yanlış ve gayrimilli bir tavırdır. Türkiye’yi bu aziz millete vatan kılmak için gayret sarf eden beylikleri, devletleri, komutanları, devlet adamlarını, tarihin seyri nasıl ilerlemiş olursa olsun, birbirlerinin düşmanları veya rakipleri değil, tamamlayıcıları olarak görmeliyiz. Bu toprakları vatan, milletimizi bayındır kılmak; milli şerefimizi, şanlı bayrağımızı, büyük ve güçlü Türkiye davasını yükseltmek için gayret sarf eden her kim varsa bizimdir, vazgeçilmez milli değerimizdir. Bu cümleden olmak üzere Selçuklu da bizimdir, Osmanlı da bizimdir, elbette ve mutlaka, öncelikle Türkiye Cumhuriyeti bizimdir, hepimizindir.”
Mustafa Şentop, küresel ölçekte büyük belirsizliklerin yaşandığı, uluslararası örgütlerin, konvansiyonel ilişkilerin ve kamplaşmaların etkisizleştiği, çatışma ve savaş ikliminin siyasi ve ekonomik anlamda zorlayıcı, sarsıcı ve hatta yıkıcı sonuçlar doğurduğu bir dönemden geçildiğine dikkati çekti.













