Dünya Orman, Su ve Meteoroloji Günü paneli: Su politikası ve yönetiminde eksiklikler aktarıldı
Mimar ve Mühendis Odaları Birliği’ne bağlı bazı odalar ülkede su politikası ve su yönetiminde eksiklikler olduğunu savunarak; yağmur sularının biriktirilip depolanmasının önemine işaret etti. Odalar atık suların yeniden kullanımının değerlendirilmesi gerektiğine de vurgu yaptı.

Kıbrıs Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği’ne bağlı bazı odalar ülkede su politikası ve su yönetiminde eksiklikler olduğunu savunarak; yağmur sularının biriktirilip depolanmasının önemine işaret etti. Odalar atık suların yeniden kullanımının değerlendirilmesi gerektiğine de vurgu yaptı.
Kıbrıs Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği’ne (KTMMOB) bağlı bazı odalar 21, 22 ve 23 Mart Dünya Orman, Su ve Meteoroloji günleri nedeniyle basın toplantısı düzenleyerek ülkede bu alanlarda yaşanan sorunlara dikkat çekti.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Konferans Salonu’nda yer alan toplantıya konuşmacı olarak KTMMOB Genel Sekreteri Görkem Çelik, Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Sibel Paralik, Orman Mühendisleri Odası (OMO) Başkanı Ahmet İyigün, Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Başkanı Beste Oymen, Meteoroloji Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Mustafa Altunç, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) adına Gözde Oğuz, Peyzaj Mimarları Odası (PMO) adına Emine Özçınar Karınca, Yerbilim Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Necdet ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Erkut Uluçam katıldı.
GÖRKEM ÇELİK: ORMAN, SU VE İKLİM BİRBİRİNİN AYRILMAZ PARÇASIDIR
KTMMOB Genel Sekreteri Görkem Çelik, orman, su ve meteoroloji günleri dolayısıyla planladıkları basın toplantısını KTMMOB’nin multidisipliner yapısı, bilimsellik ve toplum yararını gözetilerek yapmayı uygun bulduklarını kaydetti.
Çelik, yetkililere statükodan kurtulma ve toplum yararına ülkenin teknik aklı olan odaları süreçlere daha fazla dahil etme çağrısında bulundu.
Ormanın, suyun ve iklimin birbirinin ayrılmaz parçası olduklarını kaydeden Çelik, yağmur sularının elde tutulamaması depolanamaması veya denize akmasının önlenmesi, aynı zamanda iklim değişikliği ve su yönetiminin önemli bir devlet politikası olması gerektiğini kaydetti.
SİBEL PARALİK: KONUT, TARIM, TURİZM VE DOĞAL YAŞAM İÇİN SU GÜVENLİĞİ ÖNEMLİ
Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Sibel Paralik, konut, tarım, turizm ve doğal yaşam için su güvenliğinin önemine dikkat çekerek, birçok akiferde bakteriyel kirlilik yanında çeşitli sorunlar bulunduğunu kaydetti. Paralik, artan sıcaklık, düşük yağış ve yoğun su talebinin sıkıntıya neden olduğunu aktardı.
Doğal su kaynaklarının korunması yanında, su tasarrufunun önemine de işaret eden Paralik, ancak birlikte hareket edilerek güvenli su kaynaklarının gelecek nesillere aktarılabileceğini ifade etti.
AHMET İYİGÜN: ORMANLAR KİRALANACAK, DEVREDİLEBİLECEK VEYA SATILACAK MÜLKLER DEĞİL, BU KONUDAKİ MÜCADELE SÜRECEK
Orman Mühendisleri Odası (OMO) Başkanı Ahmet İyigün de 3 bin 500 dönümlük alçak orman arazisinin devrinin gündemde olduğu bir dönemde Ormancılık Gününün bu yıl buruk kutlandığını söyledi. İyigün, ormanların, kiralanacak, devredilebilecek veya satılacak mülkler olmadığını vurguladı ve bu konudaki mücadelenin süreceğini söyledi.
İyigün su kaynaklarının azalması nedeniyle TC’den gelen suyla birtakım faaliyetlerin devam edebildiğini aktardı ve esas yapılması gerekenin, yağmurlar sonrası suyun biriktirilip depolanabilmesi yönünde çözümler üretilmesi olduğunu kaydetti.
BESTE OYMEN: BİLİNÇSİZ TARIMSAL UYGULAMALAR, TARIM İLAÇLARI VE ÇEVRE SORUNLARI SU KALİTESİNDE DÜŞMEYE NEDEN OLUYOR
Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Başkanı Beste Oymen de suyun hayatın kendisi, sağlığın temeli ve yaşamın kaynağı olduğunu fakat bilinçsiz tarımsal uygulamalar, tarım ilaçları ve çevre sorunlarının su kalitesinde düşmeye neden olduğunu kaydetti. Oymen, evlerde musluklardan akan suyun kalitesinin bölgeden bölgeye farklılıklar gösterdiğini de dile getirdi.
İçme suyunda kaliteyi etkileyen faktörlere de değinen Oymen, eskiyen şebeke ve altyapıda değişiklikler yapılmasının yanı sıra, TC’den gelen su için de iç dağıtım altyapısının geliştirilmesi ve kurumsal koordinasyonun yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti. Oymen, eknik altyapı ve personel eksikliklerinin giderilmesi, entegre su yönetimiyle yer altı ve yer üstü su yönetimlerinin tek çatı altında birleştirilmesi, atık su arıtma ve kanalizasyon sistemlerinin yaygınlaştırılmasıyla, atık suyun tarımda kullanılmasına önem verilmesi gerektiğini de vurguladı. Oymen planlı, denetimli ve adil su kullanımının hayata geçirmesinin önemine de işaret etti.
MUSTAFA ALTUNÇ: MMO’NUN ÜLKEDE ÖENMLİ BİR İŞLEVİ VAR
Meteoroloji Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Mustafa Altunç ise MMO’nun ülkede önemli bir işlevi bulunduğunu kaydederek, meteoroloji ilmine, daireye ve kontenjanlara önem verilmesini istedi. Altunç, daha fazla meteoroloji mühendisi istihdam edilmesi ile var olan sorunlara daha fazlası yaşanmadan önlem alınabileceğini de söyledi.
Altunç, insanoğlunun sera gazları ile atmosferi ve havayı yorduğunu belirterek, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan bahsedildiğinde bunun yüzde 90’ının insan eliyle yapıldığını aktardı.
GÖZDE OĞUZ: ÜLKEDE YAŞANAN SELLER VE SU BASKINLARI, İKLİM KRİZİNE HENÜZ HAZIRLIKLI OLUNMADIĞINI GÖSTERİYOR
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) adına açıklama yapan Gözde Oğuz da orman, su ve meteorolojinin yönetilmesi gereken bir sistem olduğunu söyleyerek, ülkede yaşanan seller ve su baskınlarının, iklim krizine henüz hazırlıklı olunmadığını gösterdiğini ifade etti.
Oğuz, suyla ilgili yaşanan sorunların genellikle yanlış planlama, yetersiz altyapı ve doğal sistemlere müdahale sonucunda ortaya çıktığını anlattı. Oğuz, su konusunun içme ile kullanma suyu, temiz tutma, risk azaltma, sürdürülebilir kullanım, yeni teknolojiler ve atık suların yeniden kullanımı gibi geniş bir perspektifte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Suyun korunması ve doğru yönetilmesi bir zorunluluktur.” diyen Oğuz, su yönetiminin verimli ve mühendislik temelli, stratejik bir konu olduğunu vurguladı. Oğuz, su yönetiminde doğru planlama, tasarım ve altyapı yatırımlarında uzun vadeli düşünmenin önemini vurguladı.
EMİNE ÖZÇINAR KARINCA: DÜNYADA MİLYONLARCA İNSAN SUYA ERİŞEMİYOR
Peyzaj Mimarları Odası (PMO) adına konuşan Emine Özçınar Karınca, dünyada milyonlarca insanın suya erişemediğini bu durumdan en çok kadınlar ve çocukların etkilendiğini belirterek, “İnsanlar her gün onlarca saatlerini sadece suya ulaşmak için harcıyor.” dedi.
Ormanların önemine dikkat çekerek, orman, su ve iklimin birbirlerine bağımlı olduğunu vurgulayan Karınca, rüzgâr, güneş, su, toprak ve biyolojik çeşitliliğin bir bütün olarak ele alınmasının sürdürülebilirliğin temelini oluşturduğunu belirtti.
Karınca, su kaynaklarının güvenilirliği, yağmur suyu yönetimi, su bilincinin geliştirilmesi ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesinin önemli sorumluluklar olduğuna da işaret tti.
MEHMET NECDET: KANALİZASYON VE ATIK SU ARITMA SİSTEMLERİ ENTEGRE BİR YÖNETİM ANLAYIŞIYLA ELE ALINMALI
Yerbilim Mühendisleri Odası (YMO) Başkanı Mehmet Necdet de su sorununun tüm çalışmalara rağmen hâlâ çözülemediğini söyleyerek bunun temel sebepleri olarak, su talebinin yönetilememesi, özellikle sulu tarım ve su kaynaklarının yoğun tüketimini gösterdi.
Necdet, Gazimağusa bölgesindeki yeraltı su kaynaklarının tamamen tuzlandığını, mevcut su kaynaklarında sürdürülebilir kullanım kapasitesinin aşıldığını kaydettiç. Su ile ilgili dairelerde teknik donanım ve araç gereç eksikliği olduğunu kaydeden Necdet, ülkede su politikası eksikliği ile su kaynakları yönetim planlaması olmadığını savundu.
Kanalizasyon ve atık su arıtma sistemlerinin entegre bir yönetim anlayışıyla ele alınması ve arıtılmış suların sektörlerde kullanılması gerektiğini belirten Necdet, “Küresel iklim şoku yaşanıyor.” dedi. Necdet, siyasileri konuya daha ciddi yaklaşmaya çağırdı.
ERKUT ULUÇAM: GÜZELYURT BARAJI’NA YÖNLENDİRİLEN SU DEREYE AKITILIYOR, BU YASAL DEĞİL
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Erkut Uluçam ise, ülkede en fazla tarım sektörünün su kullandığını söyleyerek, bunun büyük bir bölümünün yeraltından elde edilen su olduğunu ifade etti.
Sulama ve drenaj kanallarında bakım eksikliği olduğunu savunan Uluçam, bunun su israfına, maddi zararlara, sel felaketlerine yol açtığını ve sistemin verimliliğini düşürdüğünü belirtti.
Uluçam, yeraltı su kaynaklarının beslenmesi için Güzelyurt Barajı’na yönlendirilen suyun dereye akıtılması gibi bir uygulamanın hayata geçirildiğini ancak bunun yasal olmadığını söyledi. Uluçam, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın su konusunda otorite sağlayamadığını savundu.













