En Ust
Menü Altı
Menü Altı
Genelİç HaberlerManşetSon Dakika

Sağlık Bakanlığı bütçesine onay

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu 672 milyon 313 bin 500 TL olan Sağlık Bakanlığı bütçesini oyçokluğu ile kabul etti.

Gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden dünkü oturumunda Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı bütçelerini görüşüp, onaylayan Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’na ilişkin görüşmesini bugün devam edecek.

Sayıştay, Ombudsman ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçelerinin ele alınacağı oturum saat 11.00’de başlayacak.

Sağlık Bakanlığı bütçesinin görüşülmesi sırasında ilk sözü YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı aldı. Arıklı, Sağlık Bakanlığı’nın milletvekillerine dağıttığı bilgilendirme kitapçığının önceden dağıtılması gerekirdi eleştirisinde bulunarak, “Biz de eleştiri ve önerilerimizi yaparken daha sağlıklı değerlendirmelerde bulunabilecektik” dedi.

Arıklı, sağlık alanının ülkenin en önemli alanlarından biri olduğunu ifade ederek, bu makamlara gelenlerin gerçekçi politikalar ortaya koymasını talep etti. Sağlıkta yaşanan sıkıntıları ve yanlış teşhislerden kaybedilen yaşamlara işaret eden Arıklı, sağlıkta “statüko” olarak nitelediği sorunların sürdüğünü, kimsenin çözemediğini ve sıkıntıların aşılamadığını belirtti.

Pratisyen hekimlerin iyi bir eğitimden geçmeden riskli nöbet yerlerinde görevlendirilmelerinin yanlış olduğunu savunan Arıklı, belli yerlere, özellikle Karpaz’a doktor bulmakta zorlanıldığını ifade ederek, doktorlara yönelik eleştirilerde bulundu,

Kimsenin Karpaz’a gitmediğini çünkü merkezde 11.00’e kadar çalışıp, oradan kliniğine geçmek istediğini savunan Arıklı, yasaların çiğnendiği bir sistem kurulduğunu ve o yüzden kimsenin ikinci işini bırakmak istemediğini iddia etti. Arıklı, bir gün hep birlikte 12.00 ya da 13.00’te bir devlet hastanesine gidilmesi ve doktor bulunup bulunmadığının kontrol edilmesini talep etti.

Sağlıkta otomasyon sistemine geçildiğinin söylendiğini ancak bunu göremediğini kaydeden Arıklı, sağlık turizmi, ilaç takip sistemi konusunda adım atılmadığını ve ciddi bir “ilaç mafyası ve şebekesi” olduğunu savundu.

Ülkede “hasta simsarları” türediğini iddia eden Arıklı, 90 kamyon ilacın atıldığını ve devletin 200 milyon zarara uğratıldığını belirterek, devleti bu kadar zarara uğratan kişileri, kurdukları araştırma komitesiyle bulacaklarını söyledi.

ATAOĞLU

DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu da, sağlıkta tasarrufun olmayacağını ancak hükümetin öngördüğü bu bütçeyle sağlık alanının daha da gerileyeceğini belirtti. İlaç alımı ve yeni hastane gibi konuların tartışılmaya yeni yılda da devam edeceğini kaydeden Ataoğlu, 2020 yılında sağlık alanında iyileşme olmasını beklemediğini belirtti.

Ataoğlu, devlet laboratuvarı konusunda da adım atılmadığını, gerekli bütçe kaynaklarının ayrılmadığını ifade ederek, muhalefet olarak doğru işlere destek vereceklerini, ancak yanlışı da ortaya çıkaracaklarını kaydetti.

Fikri Ataoğlu, bu bütçe ile Sağlık Bakanının hayallerini gerçekleştiremeyeceğini söyleyerek, “Umarım kabineniz etrafınızda birleşir ve önünüzü açar. Biz önünüzü açmaya hazırız… Temel bile atsanız geçmiştekilerin yapmadıklarını yaparsınız. Umarım yokluk içinde varlık yaşatabilirsiniz” diye konuştu.

ANGOLEMLİ

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de, sağlık sorunlarının bugün başlamadığını belirterek, sağlığın herkesi ilgilendirdiğini, plan program yapabilmek için de nüfusun bilinmesi gerektiğini ifade etti.

Eczacılıkta sorunlar yaşandığını ve bakanlığın önlem alması gerektiğini belirten Angolemli, ilaç konusunda sıkıntı yaşandığını ve sağlıkta tasarrufun asla düşünülmemesi gerektiğini söyledi. Angolemli, trafikte de paranın acındığını ama yaşanan sorunların ortada olduğuna dikkat çekti.

Koruyucu hekimliğin mutlaka başarılması gerektiğini ifade eden Angolemli, bu hizmetle vatandaşların merkeze gelmesine gerek kalmayacağını, doktorun bölgeye gideceğini ve hastanelerde izdiham yaşanmasının önüne geçileceğini kaydetti.

Angolemli, hastaların devlet hastanesinden sevki ve sevk edildiği özel hastanede yine devlet hastanesi doktoru tarafından bakılmasının sistemsizliğin göstergesi olduğunu ifade etti. Angolemli, sistemin değişmesi gerektiğini ve kamuda çalışan doktorun özelde çalışmasının önüne geçilemeyeceğini belirterek, bunun önüne ancak Genel Sağlık Sigortası ile geçilebileceğini söyledi.

Hüseyin Angolemli, “Sistem bozuk, bu sistem değiştirilmeli. Genel Sağlık Sigortası bir an önce gündeme gelmeli. Bununla doktorların ikinci iş yapmasının önüne geçilecek ve hasta doktorunu seçebilecek” diye konuştu.

TOPAL

HP Milletvekili Hasan Topal da, en kolay popülizmin sağlıkta yapıldığını ifade ederek, olumsuzluklar için değil sağlığı düzeltmek için konuşmak gerektiğini, çünkü sağlığın sadece bakanlık veya bakanların çalışmasıyla değil bütün sektörlerin kurumların kuruluşların birlikte hareket etmesiyle düzelebileceğini söyledi.

Topal, sağlıkta ilk tedbirin kanser ve uyuşturucuya karşı alınması gerektiğini ifade ederek, devletin görevinin koruyucu hekimlikle vatandaşını hasta olmaması için tedbir almak olduğunu ve gıda güvenliğini sağlaması gerektiğini kaydetti.

Ülkede sistemsizlik olduğunu ifade eden Topal, ülkenin gerekli kaynağa sahip olduğunu ve sistemsizliğin giderebileceğini söyledi. Topal, vatandaşına güven verebileceğini, hastanelerdeki sağlık ocaklarındaki hasta yoğunluğunun bakım süresinin azlığından kaynaklandığını belirtti.

Sağlık Bakanlığı’nın tekrardan yapılanması ve teşkilat yapılanmasının yeniden yapılması gerektiğini kaydeden Topal, ilaç israfına son vermesi gerektiğini ve sağlık turizmi için de politika belirlenmesi gerektiğini söyledi.

USAR

CTP Milletvekili Sıla Usar da, Sağlık Bakanlığı bütçesinin azlığından şikayet ederek, bakanlığın alımlarının büyük bir kısmının döviz üzerinden olduğunu söyledi. Sağlıkta yatırımın gerektiğini ancak bu bütçeyle bakanlığın yapması gereken işleri yapamayacağını kaydeden Usar, ilaç ve malzeme eksikliği yaşanacağını, dolayısıyla bu bütçelerin azalmasını hayretle karşıladığını belirtti.

Usar, bu ilaç bütçesinin kaç ay yeteceği konusunda endişesi olduğunu ifade ederek, bütçede iyileştirmeler gerekeceğini kaydetti. Sevklerin azaltılması gerektiğini ancak bunun için yatırımın şart olduğunu işaret eden Usar, ülkenin kalıcı yatırımlara ihtiyacı olduğunu, Lefkoşa’ya yeni hastanenin nereye yapılacağı, Güzelyurt Hastanesinin hangi kaynaktan ne zaman biteceğini, Girne Hastanesi projesinin nasıl hayat bulacağını, bunun önemli bir adım olacağını ve desteklediğini kaydetti.

Genel Sağlık Sigortası’nın sağlıktaki her sıkıntıyı düzeltemeyeceğini ancak herkesi tek şemsiye altında toplayacak ve herkesin aynı hizmeti almasını sağlayacaksa bunu önemsediklerini ifade eden Usar, bu konuda çok iyi çalışılması, bunun yanında kamu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ve aksi takdirde hezimet olacağını söyledi.

Kan ve idrar örnekleri tetkiklerinin ülkede yapılması için gerekli yatırımın yapılması gerektiğini ifade eden Usar, amaçlarının bakanlığa değerlendirmeleriyle katkılarda bulunmak olduğunu kaydetti. Usar, hastanelerde güvenlik sıkıntılarının da aşılması gerektiğini vurguladı.

ROGERS

HP Milletvekili Jale Refik Rogers da, sağlıkta genel hastanelerin altyapı eksikliği, bütçe yetersizliği gibi sorunların olduğunu ancak koruyucu sağlık hizmetleri, halk sağlığı için çalışması gerektiğini, sadece tedaviye odaklanılmaması gerektiğini kaydetti.

Rogers, son günlerde konu olan aşı sıkıntısına işaret ederek, bu aşının tüm kız çocuklarına yapılmasının önemine dikkat çekti. Rogers, grip aşılarının da önemli olduğunu ve bakanlık tarafından yapılmasının tedavi ücretlerini de azaltacağını ifade ederek, koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, sağlık politikalarının halkı düşünecek şekilde yapılmasının önemine vurgu yaptı.

Rogers, devlet laboratuvarının, devlet rehabilitasyon merkezinin olmazsa olmaz olduğunu ifade ederek, adli vakalar ve suçlarla ilgili bir merkezin de gerekliliğine işaret etti.

ŞAHALİ

CTP Milletvekili Erkut Şahali de, Sağlık Bakanlığı bütçesinin iyi niyetle sürdüğünü ve yapıcı öneriler ortaya konduğunu, Sağlık Bakanı’nın da şanslı olduğunu ifade ederek, eleştirilerden yararlanacağına inanç belirtti.

Bakanlığın bütçesinin azaltıldığını ve bakanlığın yükünün daha da ağırlaştığını ifade ederek, bakanlığın milletvekillerine dağıttığı “raporun” rapor değil tanıtım broşürü olduğunu söyleyen Şahali, bu broşürde ortaya konan hedeflere nasıl ulaşılacağını sordu.

Diğer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




Enter Captcha Here :

Başa dön tuşu