Üstel bağımlılıkla mücadelede kurulacak üst düzey yapıya başkanlık edecek

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, bağımlılıkla mücadele çalışmalarının daha güçlü bir kurumsal yapıya kavuşturulacağını, Başbakanlığın koordinasyonunda oluşturulacak üst düzey yeni yapıya da bizzat başkanlık edeceğini açıkladı.
Üstel açıklamayı, Başbakanlığa bağlı Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu öncülüğünde KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenen KKTC Bağımlılıkla Mücadele Sempozyumu’nda yaptı. Sempozyuma Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katıldı.
Üstel, sempozyumun ülkede bağımlılıkla mücadelede yürütülen çalışmaları değerlendirmek, yeni riskleri belirlemek ve önümüzdeki dönemin ortak yol haritasını hazırlamak amacıyla düzenlendiğini belirtti; Türkiye’den gelen heyet üyelerini, ilgili bakanlıkları, kamu kurumlarını, güvenlik güçlerini, üniversiteleri, akademisyenleri, sağlık çalışanlarını ve sivil toplum kuruluşlarını sürecin temel paydaşları olarak saydı.
Yeni yapının işleyişini Başbakan şöyle aktardı: “Bu yapıya da Türkiye’de Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız gibi, Başbakan olarak ben başkanlık edeceğim. İlgili bakanlıklarımızın ve kamu kurumlarımızın karar alıcı temsilcileri bu yapı içerisinde yer alacak. Her kurumun görevi açık biçimde belirlenecek. Çalışmalar ortak bir strateji ve eylem planı üzerinden yürütülecek.”
Kararların yalnızca kağıt üzerinde kalmayacağını vurgulayan Üstel, “Uygulamalar takip edilecek. Sonuçlar ölçülecek. Eksiklikler zamanında belirlenecek ve gerekli adımlar atılacak” dedi. Önleme, erken müdahale, danışmanlık, tedavi, rehabilitasyon ve sosyal uyum süreçlerinin birbirini tamamlayan tek bir sistem haline getirileceğini, veri toplama ve değerlendirme altyapısının da güçlendirileceğini dile getirdi.
“Aileleri dağıtıyor, çocuklarımızın geleceğini karartıyor”
Bağımlılığın yalnızca bağımlı kişiyi etkilemediğini vurgulayan Üstel, “Bağımlılık, çağımızın en büyük toplumsal tehditlerinden biridir. Sadece bağımlı olan kişiye zarar vermiyor. Aileleri dağıtıyor, çocuklarımızın geleceğini karartıyor, suçu, şiddeti ve toplumsal huzursuzluğu besliyor” ifadelerini kullandı. Parçalı ve geçici çalışmalarla sonuç alınamayacağını, komisyonun, sağlık ve eğitim kurumlarının ve güvenlik güçlerinin çalışmalarının ortak bir devlet politikası altında buluşturulması gerektiğini söyledi.
Mücadelenin yalnızca uyuşturucu madde ele geçirmekten veya bağımlı bir kişiyi tedavi etmekten ibaret olmadığını, ailede başlayıp okulda, mahallede, iş yerinde ve sosyal hayatın her alanında sürmesi gerektiğini anlatan Üstel, “Devlet, bağımlılık ortaya çıkmadan önce riski görmelidir” dedi. Uyuşturucu, alkol ve tütün bağımlılığının yanı sıra dijital bağımlılık, yasa dışı bahis ve kumar gibi davranışsal bağımlılıkların da aynı ciddiyetle ele alınması, mücadele yöntemlerinin değişen tehditlere göre sürekli yenilenmesi gerektiğini dile getirdi.
Bağımlı bireyleri dışlayan veya aileleri suçlayan anlayışı kabul etmediklerini kaydeden Üstel, “Bağımlılık yaşayan insanımızın tedaviye, desteğe ve yeniden hayata tutunmaya ihtiyacı vardır. Hiçbir aile kendisini çaresiz hissetmemelidir. Hiçbir insanımız nereye başvuracağını bilmeden kapı kapı dolaşmamalıdır” diye konuştu.
25 bin 415 kişiye kesintisiz hizmet
Üstel, Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu aracılığıyla önleme, eğitim, danışmanlık, yönlendirme, bilimsel araştırma ve sosyal uyum çalışmalarının sürdürüldüğünü, bugüne kadar 25 bin 415 kişiye kesintisiz hizmet sağlandığını bildirdi. 1191 Bağımlılık Danışma ve Destek Hattı’nın 7 gün 24 saat danışmanlık, bilgilendirme ve yönlendirme hizmeti verdiğini, Sosyal Uyum Merkezi’nin de psikolojik destek, eğitim, spor ve sosyal faaliyetlerle bağımlılıkla mücadele eden kişilerin yeniden hayata tutunmasına katkı sağladığını söyledi.
Tedavi kapasitesine ilişkin olarak Üstel, “Tedavi kapasitemizi güçlendirmek amacıyla 16 yataklı Alkol Madde Tedavi Merkezi’nin (AMATEM) ülkemize kazandırılması için gerekli adımları attık” ifadelerini kullandı. Bilimsel araştırmalar ve ESPAD çalışmalarıyla madde kullanımındaki değişimlerin, yeni risklerin ve gençlere yönelik tehditlerin takip edildiğini, üniversitelerin ve gençlerin de mücadelenin aktif paydaşları haline getirildiğini aktardı.













