
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, yaşanan büyük acının ardından toplumda yükselen ve acıyı daha da derinleştiren söylemlere dikkat çekerek, etnik köken, doğum yeri ve kimlik üzerinden insanları ayırmanın kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kuzeyden, güneyden ve Türkiye’den farklı kesimlerin çeşitli açıklamalar yaptığını belirterek, “Acıya acı ekleyen, acıyı katlayan sözler de var” ifadelerini kullandı.
Kaybedilen ya da kendilerine henüz ulaşılamayan kişiler üzerinden “kim olduğu, kendisinin, annesinin veya babasının nerede doğduğu, kimliği” gibi soruların sorulmasının toplumdaki acıyı daha da büyüttüğünü belirten Erhürman, bu yaklaşımın yalnızca insanlardan değil, kültürden, medeniyetten ve insaniyetten de kaybetmek anlamına geldiğini kaydetti.
“Popülist radikal sağ hayaleti”
Avrupa’nın ve dünyanın genelinde “popülist radikal sağ”ın yükseldiğini belirten Erhürman, bunun beraberinde yabancı düşmanlığı ve ırkçılığı getirdiğine işaret etti.
Erhürman, bu süreçlerin kendiliğinden ortaya çıkmadığını belirterek, önce sözcükler, sloganlar ve çeşitli yollarla “kötü tohumların” ekildiğini, ardından bu tohumların özenle yeşertildiğini ifade etti.
“Toprağınızı bu kötü tohumlara karşı korumak, onları aralıksız bir çabayla ayıklamak zorundasınız” diyen Erhürman, aksi durumda Avrupa’da ve dünyanın farklı yerlerinde yaşanan sonuçların görüldüğünü söyledi.
“Nüfusumuzu dahi bilmiyoruz”
Kıbrıs Türk toplumunun nüfus politikası konusunda da ciddi sorunlar yaşadığını belirten Erhürman, “Yıllardır söylediğimiz gibi, nüfusumuzu dahi bilmiyoruz. Nüfus politikamız yok” dedi.
Plansız ve hesapsız şekilde göç alınmaya devam edilirken, göç de verildiğini belirten Erhürman, ülkeye gelen insanlara insani koşullar sağlanamadığını ve bunun sonucunda içeride oluşmaya başlayan kaosun görmezden gelindiğini ifade etti.
Erhürman, bu durumun yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın güç kazanması açısından “son derece verimli bir ortam” yarattığını kaydetti.
Ancak nüfus ve göç konusundaki sorunların hiçbir şekilde insanları etnik kökenleri ya da doğum yerleri üzerinden ayırmayı meşrulaştıramayacağını vurgulayan Erhürman, “Etnik köken, doğum yeri, ya da başka sebeplerle insanları ayırmayı, yabancı düşmanlığını, ırkçılığı asla meşrulaştırmaz” ifadelerini kullandı.
“Nüfusu sayacak, politika geliştireceğiz”
Kıbrıs Türk halkının tarihinden süzülen kültürün bugüne kadar toplumu “kötü tohumlara” karşı koruduğunu belirten Erhürman, bundan sonrasının yalnızca kültüre bırakılamayacağını söyledi.
Erhürman, nüfusun sayılması, nüfus politikası geliştirilmesi ve eğitim, sağlık ve güvenlik alanlarındaki olumsuz etkileri giderecek programların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Ama yetmez” dedi.
“Kötü tohumların bu topraklara ekilmesine, hangi amaçla olursa olsun, o kötü tohumlar yeşersin diye çaba gösterilmesine izin vermeyeceğiz” diyen Erhürman, bu mücadelenin yalnızca siyasetçilerin sorumluluğunda olmadığını ifade etti.
“Nefretle değil, sevgiyle”
Medyanın da günümüzde yalnızca gazetecilerin ve televizyoncuların işi olmadığını belirten Erhürman, toplumun tamamının nefret söylemlerine karşı uyanık olması ve mücadele etmesi gerektiğini söyledi.
Bu mücadelenin öfke, kin ve nefret üzerinden yürütülmemesi gerektiğini vurgulayan Erhürman, “Öfkeyi anlamaya çalışarak ama kine ve nefrete dönüşmesini asla kabul etmeyerek” hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Erhürman, “Bu topraklarda, bölünmeyi, parçalanmayı, öfkeyi, kini, nefreti değil, sevgiyi, medeniyeti, insaniyeti besleyeceğiz” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.













