Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Biz haklı çıkmak değil, önlem alınmasını istiyoruz

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen Filo Jet faciasının ardından yaptığı açıklamada, havacılıkta uçuş emniyetinin kaza sonrasında değil, kaza yaşanmadan önce alınacak tedbirlerle sağlanması gerektiğini vurguladı.
Sendika, hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı dileyerek, arama kurtarma çalışmalarında görev yapan personele ve operasyon sırasında hava trafiğinin güvenli şekilde sürdürülmesini sağlayan çalışanlara teşekkür etti.
Filo Jet kazasına ilişkin adli sürecin devam ettiğine dikkat çeken sendika, kazada kimin kusurlu veya sorumlu olduğu konusunda hüküm vermenin kendi görevleri olmadığını belirtti. Ancak sendika, bir olayın ardından “Kim suçluydu?”, “Hangi denetim yapılmadı?”, “Hangi bakım eksikti?” sorularının sorulmasının yeterli olmadığını kaydetti.
Açıklamada, “Devletin görevi, bu soruları insanlar hayatını kaybetmeden önce sormaktır” denildi.
Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, yıllardır personel eksikliği, teknik sistemlerin yaşlanması, radar, telsiz ve haberleşme sistemleri, yedeklilik ve bakım sorunları ile Hava Trafik Kontrol Merkezi ve SMART binasının durumuna ilişkin uyarılarda bulunduklarını ifade etti.
Ercan’daki hava trafik sisteminin 2009 yılında kurulduğu belirtilen açıklamada, aradan yaklaşık 17 yıl geçmesine rağmen aynı sistem ve ekipmanlarla hizmet verilmeye çalışıldığı savunuldu.
Sendika, zaman zaman en basit bilgisayar ekipmanlarının, hatta bir mouse’un dahi temin edilmesinde sorun yaşandığını belirterek, teknik altyapıdaki eksikliklerin hava trafik kontrolörlerinin sorumluluğundaki yüzlerce kişinin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti.
Açıklamada, uçuş emniyetinin büyük ölçüde personelin tecrübesi, dikkati ve özverisi sayesinde korunduğu ancak bunun sürdürülebilir bir devlet politikası olamayacağı ifade edildi.
“Personelin fedakârlığı bir devletin emniyet sistemi olamaz” denilen açıklamada, teknik sistemlerin bakım, yenileme, yedeklilik ve güvenilirliğinin çalışanların kişisel çabalarına bırakılamayacağı vurgulandı.
Sendika, SMART Hava Trafik Kontrol Merkezi’nin de yıllardır ciddi bakım ve yenileme ihtiyacı bulunduğunu ileri sürdü.
Merkezi yangın söndürme sistemlerinin çalışmadığı ve kullanılamadığı iddia edilen açıklamada, sistemde kullanılan özel yangın söndürme gazlarının kullanım sürelerinin geçtiği ve gerekli kontrollerin yapılmadığı savunuldu.
Çatılarda su sızıntıları bulunduğu, ısıtma ve soğutma sistemlerinin ise ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtilerek, söz konusu problemlerin sıradan bir bina bakım sorunu olmadığı ifade edildi.
Sivil Havacılık Dairesinin araç parkındaki birçok aracın ekonomik ve teknik ömrünü doldurduğu ileri sürülen açıklamada, teknik personelin dağlık bölgelerde bulunan telsiz ve haberleşme vericilerine ulaşmak için eski araçlarla zorlu şartlarda görev yaptığı belirtildi.
Sendika ayrıca, bazı teknik personelin görevlerini yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu temel el aletlerini dahi kendi imkanlarıyla temin etmek zorunda kaldığını savundu.
Bu durumun yalnızca kaynak eksikliği değil, aynı zamanda yönetim ve önceliklendirme sorunu olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Ercan Havalimanı’nın zaman zaman büyük gövdeli uçaklara hizmet verdiğine dikkat çekilerek, havalimanının ilan edilen yangınla mücadele kapasitesinin fiilen karşılanıp karşılanmadığının sorgulanması gerektiği belirtildi.
İdare tarafından Ercan Havalimanı’nın itfaiye kategorisinin CAT 9 olarak açıklandığı ifade edilen açıklamada, itfaiye araçlarının önemli bölümünün eski olması nedeniyle bu seviyenin gerçek müdahale kapasitesi bakımından karşılanıp karşılanmadığı konusunda endişe bulunduğu kaydedildi.
Sendika, mevcut araçların CAT 7 seviyesindeki bir müdahaleyi dahi hangi koşullarda karşılayabileceğinin gerçek bir uygulamayla ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Sendika ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile KKTC Sivil Havacılık Dairesi arasında imzalanan protokol kapsamında 29 Haziran-1 Temmuz 2026 tarihleri arasında Ercan Havalimanı’nda gerçekleştirilen havacılık güvenliği denetimine dikkat çekti.
Denetimde havalimanı girişleri, güvenlik kontrolleri, kamera ve gözetleme sistemleri, personel ve araçların kontrollü alanlara girişleri ile terminal ve hava tarafındaki güvenlik tedbirleri gibi çeşitli alanlarda eksikliklerin tespit edildiği belirtildi.
Sendika, söz konusu denetimde hava trafik birimlerinin de yerinde incelendiğinin bilinmesine rağmen, raporda kule, yaklaşma kontrol, saha kontrol, muhabere sistemleri ve SMART Hava Trafik Kontrol Merkezi’nin teknik durumuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmediğini savundu.
Bu noktada, “Bu birimlerde herhangi bir eksiklik tespit edilmediği için mi raporda yer almadı, yoksa bu alanlar rapor kapsamının dışında mı bırakıldı?” sorusunu yönelten sendika, hava trafik hizmetlerinin teknik ve operasyonel emniyetinin de kapsamlı ve bağımsız şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
Filo Jet kazasıyla ilgili yargı sürecinin devam ettiğini yineleyen sendika, yaşanan facianın havacılıkta emniyet anlayışının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Açıklamada, radar, telsiz, yedek sistemler, personel sayısı ve havalimanı itfaiyesinin müdahale kapasitesi gibi konuların bir facia yaşanmadan önce sorgulanması gerektiği belirtildi.
Sendika, “Bir gün çıkıp ‘Biz söylemiştik’ demek istemiyoruz. Biz haklı çıkmak istemiyoruz. Biz önlem alınmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklama, “Havacılıkta gerçek başarı, bir facianın ardından sorumluyu bulmak değil, o facianın hiç yaşanmamasını sağlamaktır” mesajıyla sona erdi













