Tatar’dan Guterres’e mektup: Kıbrıs Türk halkının güvenliği pazarlık konusu değildir

5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e gönderdiği mektupta, Kıbrıs’ta kalıcı uzlaşının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde sağlanabileceğini vurguladı.
Tatar, mektubunda, cumhurbaşkanlığı döneminde ortaya koyduğu egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyit edilmesi siyasetinin bir tercih değil, Kıbrıs Türk halkının varlığını, güvenliğini ve siyasi iradesini korumaya yönelik meşru bir talep olduğunu belirtti.
Rum tarafının Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek sahibi olduğu iddiasını sürdürdüğünü kaydeden Tatar, Kıbrıs Türk halkının “azınlık statüsünde bir topluluk” olarak görülmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.
“BM kendi geçmişiyle yüzleşmeli”
BM’nin kendi geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğini belirten Tatar, 4 Mart 1964 tarihli ve 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının ardından Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yalnızca Rum yönetimi tarafından temsil edilmesine imkân sağlandığını savundu.
Bu durumun Kıbrıs Türk halkını uluslararası toplumdan dışladığını ve ağır bir izolasyona maruz bıraktığını ifade eden Tatar, aradan geçen 60 yılı aşkın sürenin mevcut politikanın çözüm üretmediğini gösterdiğini kaydetti.
Tatar, BM’ye, Kıbrıs Türk halkının 1964’ten bu yana yaşadığı siyasi, ekonomik ve insani mağduriyetlerin giderilmesi yönünde somut adımlar atma çağrısında bulundu.
“Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçilemez”
Kıbrıs’taki güvenlik meselesine de değinen Tatar, Rum tarafının silahlanma faaliyetleri, askerî ittifak arayışları ve Kıbrıs Türk halkını hedef alan siyasi söylemleri nedeniyle Türkiye’nin etkin ve fiilî garantisinin önem taşıdığını belirtti.
Tatar, “Türkiye’nin etkin ve fiilî garantisinden, tek taraflı müdahale hakkını da içeren garantörlük sisteminden vazgeçilmesi hiçbir koşul altında söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı.
NATO’nun ya da başka bir uluslararası güvenlik mekanizmasının Garanti Antlaşması’nın sağladığı hukuki ve fiilî güvenceyi ikame edemeyeceğini savunan Tatar, “Kıbrıs Türk halkının güvenliği pazarlık konusu değildir” dedi.
“Adada iki ayrı halk ve iki ayrı demokrasi var”
Kıbrıs’ta kalıcı bir uzlaşının gerçeklerin kabul edilmesiyle mümkün olacağını vurgulayan Tatar, adada iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı otoritenin fiilen mevcut olduğunu kaydetti.
Taşınmaz Mal Komisyonunun devre dışı bırakılmasına yönelik girişimlerden ciddi endişe duyduklarını belirten Tatar, BM’nin başarısızlığı defalarca kanıtlanan modelleri yeniden dayatmaması gerektiğini ifade etti.
Tatar, mektubunu şu sözlerle tamamladı:
“Kıbrıs Türk halkı haklarından vazgeçmeyecek; eşitliğini, güvenliğini ve egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir. Bu ziyaretinizin, geçmişte yapılan hataların tekrarlanmasına değil, yeni ve adil bir anlayışın başlangıcına vesile olmasını diliyorum.”














