En Ust
Menü Altı
Menü Altı
Genelİç HaberlerKıbrısManşet

Rahvancıoğlu’ndan Arhun’a ikinci yanıt: İşverenler Sendikası yasa ile tutarsız tanımda ısrar ediyor

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun’un asgari ücretle ilgili açıklamalarına ilişkin ikinci bir açıklama yaptı.

“YASA, ASGARİ ÜCRETİN DÖRT KİŞİLİK BİR AİLENİN TEMEL GEREKSİNİMLERİNİ KARŞILAMASINI ÖNGÖRÜYOR”

Rahvancıoğlu, Metin Arhun’un dün yaptığı, “Asgari ücret dört kişilik bir ailenin geçim ücreti değildir. Asgari ücret, tam zamanlı çalışan bir kişinin yasal olarak alabileceği en düşük ücrettir” şeklindeki açıklamayı hatırlatarak, bu yaklaşımın Asgari Ücretler Yasası ile çeliştiğini daha önce doğrudan yasa metninden alıntı yaparak ortaya koyduğunu belirtti.

Rahvancıoğlu, yasanın açıkça, asgari ücretin dört kişilik bir ailenin “yeterli beslenme, sağlıklı konut, giyim, aydınlatma ve ısıtma, ulaşım, çağdaş düzeyde sağlık servisi, eğitim, kültür, dinlenme, eğlence ve benzeri temel gereksinimlerini” karşılamaya yetecek miktarda saptanması gerektiğini yazdığını ifade etti.

“İŞVERENLER SENDİKASI YASA İLE TUTARSIZ TANIMDA ISRAR EDİYOR”

Bugün İşverenler Sendikası’nın yeni bir açıklama yaparak kendisine yanıt verdiğini belirten Rahvancıoğlu, sendikanın yasa ile tutarsız asgari ücret tanımında ısrar ettiğini söyledi.

İşverenler Sendikası’nın açıklamasında, “Yürürlükte bulunan Asgari Ücretler Yasası dikkatle incelendiğinde, ‘asgari ücret dört kişilik bir ailenin geçim ücreti’ veya ‘asgari ücret dört kişilik bir ailenin açlık sınırına göre belirlenir’ şeklinde net ve emredici bir hüküm bulunmamaktadır” ifadelerinin yer aldığını aktardı.

“YASA, GEÇİM İÇİN GEREKLİ UNSURLARI TEK TEK SAYIYOR”

Rahvancıoğlu, yasada tek tek sayılan ve yukarıda aktardığı gereksinimlerin emekçilerin geçim için ihtiyaç duyduğu unsurlar olduğunu belirtti.

Yasanın açıkça geçim için gerekli olan beslenme, barınma, giyim, ulaşım, sağlık ve eğitim gibi unsurları saydığını ifade eden Rahvancıoğlu, bunun Metin Arhun’un iddiasını boşa çıkardığını söyledi.

Yasada açlık sınırından söz edilmediğinin doğru olduğunu belirten Rahvancıoğlu, bunun nedeninin asgari ücretin açlık sınırına göre değil, insanca yaşanacak çok daha yüksek ve yasada belirtilen kriterlere göre belirlenmesi gerektiği olduğunu kaydetti.

“ESAS OLAN AÇLIK SINIRI DEĞİL, İNSANCA YAŞAM KOŞULLARIDIR”

Rahvancıoğlu, İşverenler Sendikası’nın asgari ücretin dört kişilik bir ailenin açlık sınırına göre değil, 2,93 kişilik bir ailenin açlık sınırına göre belirlenmesini istediğini ifade etti.

Kendilerinin ise esas olanın açlık sınırı değil, yasada sözü edilen insanca yaşam koşulları olması gerektiğini savunduklarını belirtti.

Rahvancıoğlu, Asgari Ücretler Yasası’nın insanca yaşam kriterini yalnızca 2’nci maddede yer alan tefsir bölümünde değil, 4’üncü maddede de vurguladığını ifade etti.

“DPÖ ile Ticaret Bakanlığınca saptanacak geçim indeksi”, “işçi ve ailesinin insanca yaşam için gereksinimleri”, “hayat pahalılığı ve genel seyir” ile “çalışanların ulusal gelirden sosyal adalete dayalı pay alabilmesi” ifadelerinin tamamının, yasada asgari ücret belirlenirken dikkate alınması gereken esaslar olarak sıralandığını belirtti.

“BİR KİŞİNİN EN DÜŞÜK ÜCRETİ İFADESİ YASANIN NERESİNDE YER ALIYOR?”

İşverenler Sendikası’nın “net ve emredici bir hüküm” talep ettiğini belirten Rahvancıoğlu, buna karşılık sendikanın kullandığı “bir kişinin en düşük ücreti” tanımının yasanın hangi maddesinde geçtiğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

Rahvancıoğlu, “Yasa hangi maddesinde bir kişinin ücretinden söz etmektedir?” diye sordu.

Rahvancıoğlu, açıklamasının sonunda, asgari ücret gibi toplumu bütünüyle ilgilendiren önemli bir konuda değerlendirmelerin kişisel menfaatler, ekonomik çıkarlar veya belli bir zümrenin zenginleşme arzusu ile değil, yürürlükteki yasa hükümleri ve hukuki gerçekler çerçevesinde yapılması gerektiğini vurguladı.

Diğer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




Enter Captcha Here :

Başa dön tuşu