KTAMS tüzük değişikliğinin “kişiye özel” olduğuna işaret etti, Cezaevi Müdürü, ”açıklama yetkim yok” dedi
KTAMS Şartlı Tahliye ve Cezaevleri Tüzüğü değişikliğinin "kişiye özel" olduğuna işaret etti. Kıbrıs Postası'nın ulaştığı Cezaevi Müdürü ise açıklama yapmaya yetkisi olmadığını ifade etti.

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), UBP-DP-YDP Hükümeti’nin bazı “özel” mahkumların bayramdan önce tahliyesine yönelik uygulamalarını eleştirdi. Sendika yaptığı açıklamada, hükümetin uygulamalarını “yasadışı ve kişilere özel” olarak nitelendirdi. Kıbrıs Postası’nın ulaştığı Cezaevi Müdürü ise açıklama yapmaya yetkisi olmadığını ifade etti.
KTAMS açıklamasında, “Kamu Görevlileri Yasasının 131. Maddesi gereği olan Teknik Kurulu toplamadan, yangından mal kaçırırcasına, küçük çocuğa cinsel taciz suçundan hükümlü bulunan kişi dahil bazı ‘özel’ mahkumların bayramdan önce tahliye edilmesi için Bakanlar Kurulu, Şartlı Tahliye Tüzüğü ve Cezaevleri Tüzüğünde değişiklik yapmıştır” denildi.
Sendikaya göre, mevcut Şartlı Tahliye Tüzüğüne göre cezasının yarısını çeken mahkumlar Şartlı Tahliye Kuruluna başvurabiliyordu. Ancak sendika yapılan değişiklikle bu oranın 1/3 olarak düzenlendiğini ve tüzüğün “UBP-DP-YDP Hükümeti döneminde yedinci kez” değiştiğine de vurgu yaptı.
KTAMS, Cezaevleri Tüzüğünde yapılan değişiklikle, Cezaevi Müdürünün yetkisinde olan, iki yıldan az ceza alanlara ayda 5 gün bağışlama süresine 2 gün eklenerek 7 güne çıkarılmak istendiğini belirtti. Ancak KTAMS, “bunu da beceremeyerek resmi gazetede yayınlanan değişiklik tüzüğüne 2 gün olarak hatalı yazılmıştır” ifadesini kullandı.
Açıklamada, üç ay önce emekli olan Cezaevi Müdürünün yerine yeni müdür atanmadığını ve şartlı tahliye kuruluna gidecek raporların Müdür tarafından hazırlanması koşulu bulunduğunu ifade eden KTAMS, yetkisi bulunmayan “Cezaevinin sevk ve idaresi için İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen 2. Derece amir yardımcısının imzasıyla işlemler yapılıp mahkumlar tahliye edilmek istenmektedir” dedi.
KTAMS, bu uygulamaları “Yargının yetkisine müdahale anlamına gelen ve mahkumlar arasında eşitsizlik ve adaletsizlik yaratan bu mevzuatlara aykırı olan uygulama, toplum vicdanını rahatsız edecek niteliktedir” sözleriyle değerlendirdi ve hükümetin “mevzuatlara aykırı bu tür uygulamalar karşısında sessiz kalmayacağını” vurguladı.












