Şefik: Seçim Yasası’nda bugüne kadar birşey yapılmaması ümidimi yitirmeme neden oluyor

Yüksek Mahkeme Başkanı ve Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Narin Ferdi Şefik 14. Saat programına katılarak Seçim ve Halkoylaması Yasası ile erken seçimin gündemde olması halinde yapılması gerekenlerle ilgili görüşlerini belirtti.
İşte Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Narin Ferdi Şefik’in söylediklerindenöne çıkan başlıklar:
“ ARA SEÇİM İÇİN SEÇİM TAKVİMİNİ NİSAN AYI SONUNDAN ÖNCE AÇIKLARIZ”
“Şuanda Meclis’in seçimle ilgili herhangi bir kararı olmadığı müddetçe Yüksek Seçim Kurulu’nun Nisan ayının ortasından sonra Haziran sonu için bir ara seçim tarihi belirlemesi gerekir. Biz bunu otomatik olarak Haziran ayının son pazarı seçim yapılabilecek şekilde tabi geçmiş yıllarda bayram tatili, üniversite sınavları olması halinde tarihte oynamış olurduk. Böyle birşey olmadığı takdirde genellikle en son pazardır Haziran ayının seçim takvimi olarak belirlenir. Seçim takvimi 60 gün olduğu için de bu da bizi Nisan sonuna götürür. Takvimi belirleyip de Nisan sonundan önce seçim takvimini açıklarız. Müracaatlar kabul edilir. Bu hem boş olan milletvekillikleri içindir hem de halen uzun zamandır boşolup da aday çıkmayan ihtiyar heyeti üyelikleri var. Onların seçimidir.Onun için eğer Meclis’ten bir karar çıkmazsa Haziran ayındaki ara seçim için takvimi belirleyeceğiz”.
“SON ANA KALMAMAK KAYDI İLE MECLİS SEÇİM TARİHİNDE KARAR ALABİLİR”
“Hatırlarsanız Cumhurbaşkanlığı seçimi için de biz bir takvim açıklamıştık. Ve çalışmalarımıza da başlamıştık. Artık aday müracaatlarının kabul edileceği günden birgün önce Meclis seçimi erteleme kararı almıştı. O nedenle son ana kalmamak kaydı ile Meclis’in karar alma yetkisi tabi ki en bu konularda halkı temsil eden Meclis’in karar verme olanağı vardır”.
“BENİM GÖREVİM SİYASİLERLE İLGİLİ ÇOK FAZLA YORUM YAPMAK DEĞİLDİR”
“BUNU BULUYOR MUYUZ? ÇOK EMİN DEĞİLİM”
“UMARIM DAHA SÜRATLİ ÇALIŞABİLECEK BİR MECLİS’E KAVUŞURUZ”
“ Meclis’in daha verimli olmalarını arzu ederdim. Partiler arası çatışmalar, kişiler arası çatışmaların olmadığı, halkın beklentisi, halkın ihtiyacı olan konularda yasal mevzuat üzerinde çalışabilecek bir Meclis olması tabi ki bence hepimizin tercih ettiğidir.Bunu buluyor muyuz? Çok emin değilim. Ülkede gerçekten çok büyük sorunlar vardır ama bunların hepsine Meclis cevap veriyor mu? Bundan çok emin değilim. Tabi ki benim görevim siyasilerle ilgili çok fazla yorum yapmak değildir ama herhangi bir vatandaş olarak da bugün sizden duyduğum kadarı ile Meclis toplanamamış. Bunların olmadığı bir Meclis tercih ederiz. Ve gerçekten yapılması gereken birçok yasalar vardır. Bunların biran önce geçirilmesi gerekir. Ki bizim çağrımız Seçim ve Halkoylaması Yasasında bazı değişiklikler yapılması doğrultusundadır. Ama bunun dışında da ülkede yıllardır bekleyen ve her hükümet değişikliğinde kadük olan yasalar vardır. Onların da bir şekilde sırayla gündeme gelip, içeriğinin tartışılması birilerinin kusurları, yaptıklarının hesaplaşması gündem dışı konuşmalar olmaması tercihimizdir. Gördüğümkadar ile zaten bu konuışmalar esnanasında çok kalabalık Meclis’te olmuyor. Bunun da çok yani doğru olduğunu da düşünmüyorum. Artık hepsimizin gördüğü şeyler umarım daha randımanlı, daha süratli çalışabilecek bir Meclis’e kavuşuruz”…
“ÜZGÜNÜM KENDİLERİNE YANLIŞ BİLGİ VERENLERİ DİNLEMEYİ O BÖLGENİN HALKI TERCİH ETTİ”
“Ülke sorunlar yumağı, yargıda da durum aynıdır. Düşünün polis karakolu olup da mahkemeye verilen binayı da teslim almadık. Bence teslim aldığımızda zaten tekrar ihaleye çıkıp, tamirat yaptırmamız gerekecek.Çünkü rutubet sorunu tekrar başladı. Lefke binasında tek bir çivi çakılmış değil..Biz bunu bizden kaynaklanmıyor diye çok izah etmeye çalıştık. Ama üzgünüm kendilerine yanlış bilgi verenleri dinlemeyi o bölgenin halkı tercih etti. Şuanda aynı durumda devam ediyoruz. Biz suçluyuz diye bizi cezalandırmak istediler ama ne zaman oraya tekrar bir çare bulunacak bilmiyorum”.
“ÇOĞU SİYASİLER ANAYASA REFERANDUMUNDA SUSMAYI TERCİH ETTİ”
“YARGIYA SAHİP ÇIKILMAMASI VE REFERANDUMDA SALDIRILMASI % 65 KADIN YARGIÇLARDAN OLUŞAN BAĞIMSIZ YARGI KONUMUNUN DEVAM ETMESİ İSTENİLMİYOR ”
“Anayasa referandumuyla ilgili siyasiler konuşmayı bile reddettiler.Çoğu siyasi referandum döneminde hiçbirşey söylememeyi tercih etti. Zorlandıkları takdirde de bir iki cümle ile yeterli buldular. O nedenle niçin bu şekilde düşündüklerinin herhalde en iyi cevabı onlara sorulması gerekir. Ancak ben kendim 1980 yılında mezun oldum. 1987 yılından beridir de yargıcım. Bir hukukçu olmakla da iftihar ederim. Bir yargıç olmakla da iftihar ederim. Yargıda pek çok sorun olmasına rağmen de bu küçük ülkede yargının konumundan ve bağımsızlığından da iftihar ederim. İftihar ettiğim bir diğer husus da bizim yargımızın % 65’i de kadın yargıçlardan oluşur. Bu da bence bir dünya rekorudur. Bununla da iftihar ederim. Belli ki bu konumun devam etmesi istenilmiyor.Değişmesi isteniliyor.Aksi takdirde yargıya daha fazla sahip çıkılır. Sahip çıkılmaması ve yargıya son referandumda gördüğümüz gibi saldırılması bu konumundan rahatsızlık gösteriyor. Onun dışında başka bir yorum yapma olanağım yok”.
Kaynak: BRTK













