
Dünya genelinde klasik anlamda kölelik yasaklanmış olsa da günümüz dünyası “modern kölelik” formu altında tarihin herhangi bir dönemine kıyasla çok daha fazla sayıda köle nüfusuna sahip.
Klasik tanıma göre, bireyin temel hürriyetlerinden mahrum bırakılarak başkasının malı durumuna getirilmesini ifade eden kölelik, tarih boyunca çeşitli medeniyetler tarafından yaygın olarak kullanıldı.
Uzmanlara göre, 15. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasındaki 400 yıllık dönemde en az 13 milyon kişi, köle tüccarları tarafından kaçırılıp, köleleştirildi.
Bu insanların önemli bir bölümü Atlantik Köle Ticareti yoluyla Avrupalı sömürgeci güçlerin kurduğu deniz aşırı kolonilere gönderilerek, nesiller boyu köle olarak çalıştırıldı.
19. yüzyılın başlarından itibaren İngiltere ve ABD başta olmak üzere birçok ülke tarafından yasaklanan köle ticareti, yüzyılın ortasına doğru Osmanlı İmparatorluğu’nda da yasaklandı.
Günümüzde ise kölelik neredeyse her ülkede yasaklanmış durumda.
Oysa kölelik kavramı, günümüz dünyasında “modern kölelik” formu altında varlığını sürdürüyor ve insanlığın en büyük utançlarından biri olmaya devam ediyor.
Modern kölelik
Modern kölelik, kişilerin şiddet, tehdit, hile, şantaj gibi yollarla istismar edildiği, istismar edilen kişinin ise bu duruma karşı koyamadığı ve terk edemediği koşulları tanımlar.
Özgür Yürü Vakfının (Walk Free Foundation) 2018 yılına ait Küresel Kölelik Endeksi raporuna göre, dünya genelinde yaklaşık 40,3 milyon modern köle bulunuyor.
Bu aynı zamanda, günümüz dünyasının, tarihin herhangi bir dönemine kıyasla çok daha fazla sayıda köle nüfusuna sahip olduğu anlamına geliyor.
Rapora göre, modern kölelerin 15,4 milyonunu zorla evlendirilenler, 24,9 milyonunu ise zorla çalıştırılanlar oluşturuyor.
Modern köleliğe maruz kalan insanların yüzde 71’ini kadınlar oluştururken, 10 milyonu aşkın çocuk da modern köleliğin kurbanları arasında yer alıyor.













