Menü Altı
Menü Altı
Menü Altı

Siz memnun musunuz?

Siz memnun musunuz?

Masamın üzerinde bir dosya…
Üzerinde ‘’Hükümetin Öncelikli İcraatları’’ yazıyor.
Dörtlü koalisyon hükümeti ortakları tarafından üzerinde uzlaşılmış ve basına dağıtılmış.
Toplam 22 maddeden oluşuyor.
Birinci maddesi müşavirliğin kaldırılması ile ilgili.
Sanki bu memleketin ya da göreve gelen hükümetin en büyük sorunu müşavirlikmiş gibi ilk sıraya bunu koymuşlar.
Yaşanan süreci biliyorsunuz.
Sorarım size, hükümetimiz müşavirliği kaldırdı mı?

Hükümetin kurulma aşamasında partiler arası pazarlıklar yapılıyor, Meclis Başkanlığı Hüseyin Angolemli’ye, dolayısıyla TDP’ye veriliyor.
Hükümetin Başbakanı ve Başbakan Yardımcısı hukukçu.
Ortalıkta ‘’Meclis’te grubu olmayan partilerin milletvekillerinin Meclis Başkanı olamayacağı’’ sözleri dolaşıyor.
Ardından iş hukuka takılıyor.
Hukuk ‘’olamaz’’ diyor.
Sonuçta Hüseyin Angolemli, Ana Muhalefet Lideri Hüseyin Özgürgün’ün bile ‘’gereken desteği vermeye hazırız’’ demesine rağmen Meclis Başkanı olamıyor.
Sorarım size, bu acemilik değil de nedir?

Ardından atamalar başlıyor.
Her parti kendine düşen bakanlıklara, dairelere, kurum ve kuruluşlara atamalar yapmaya başlıyor.
Ama o da ne…
TDP, ‘’UBP zihniyeti’’ diye nitelendirilen zihniyetle bir atama gerçekleştiriyor.
Şahsın ve mevkinin önemi yok. Önemli olan yapılan atama.
Yapılan atamaya kimsenin inanası gelmiyor.
Sonunda Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay bile dayanamıyor ve sosyal medya hesabından bu atamayı ‘’doğru bulmadığını’’ söylüyor. Kudret Özersay kim? Bu hükümetin ‘’Başbakan Yardımcısı.’’

Hükümet kurulalı üç buçuk aylık bir zaman geçmiş, hala bazı yerlere atamalar yapılmamış.
Olabilir.
Ama bu süreçte enteresan bir olay yaşanıyor.
Hükümetin başı Başbakan Tufan Erhürman, katıldığı bir etkinlikte, kendisine bağlı bir kurum olan BRT’den ‘’memnun olmadığını ‘’ söylüyor.
Bu açıklamanın üzerinden bir buçuk aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen, Başbakan, BRT müdürlüğüne yeni atama yapamıyor.
Sonunda iş ayağa düşüyor. Mevcut BRT müdürü ‘’Siz beni görevden alamayacaksınız herhalde’’ diye hükümet mensuplarına takılıyor.
Dahası da var da, burası yeri değil.
Sorarım size, hükümetimiz atamalar konusunda başarılı mıdır?

Adettendir, bizde göreve gelen her hükümete bir isim takılır.
Reform hükümeti, seçim hükümeti, icraat hükümeti, geçiş hükümeti, barış hükümeti vb…
Mevcut hükümetimiz de ‘’Hesap Sorma Hükümeti’’ olarak göreve başladı.
Muhalefetteyken UBP-DP hükümetine yönelik ‘’Bu ülke tarihi sizin döneminizdeki kadar hukuksuzluğu ve usulsüzlüğü yaşamamıştır’’ diyen Tufan Erhürman, şimdi başbakan!
‘’Günleriniz sayılıdır. Göreve gelince kiminizi mahalleye kiminizi mahkemeye göndereceğiz’’ diyen Kudret Özersay, şimdi Başbakan Yardımcısı!
Fazla detaya girmeye gerek yok. Herkes yaşananları biliyor.
Sorarım size, hükümet bugüne kadar hesap sorabilmiş midir?
Dahası ‘’kendisinden hesap soracaklarını söyledikleri‘’ UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, Başbakan ve Başbakan Yardımcısı için ‘’DAÜ’den haksız kazanç elde ettiler. Esas ben onlardan hesap soracağım’’ derken, UBP’nin bir diğer önemli isimi Faiz Sucuoğlu ‘’Boş laf etmeyi bıraksınlar. Biz UBP olarak hazırız. Getirsinler, 50 milletvekilinin birden kürsü dokunulmazlıkları hariç bütün dokunulmazlıklarını kaldıralım. Hodri meydan’’ diyor.
Sorarım size, hükümet ne yapıyor?

Bildiniz: Zam!
Önce sessiz sedasız, ardından da gümbür gümbür zamlar birbirini kovalıyor.
Akaryakıttan elektriğe, tüp gazdan harçlara hatta muayene ücretlerine bile yüklü zamlar yapılıyor.
Dövizdeki aşırı yükselişin zamlara etkisi büyük. Bunu herkes biliyor.
Peki, sorarım size ‘’Bu zamları yaparken dövizdeki artışın arkasına sığınıyorlar. Döviz yükseldiğinde hükümet bunu her şeye zam olarak yansıtacaksa o zaman hükümete ne gerek var? Oraya bir muhasebeci koyalım her şeye zam yapsın. Bu kadar zammı biz yapsaydık yer yerinden oynardı’’ laflarını kim etti?
Siz kimin ettiğini benden daha iyi biliyorsunuz…

Peki, hükümet bunları yaparken yer yerinden oynuyor mu?
Asla!
Bakınız, bu hükümet belki de KKTC tarihinin en geniş desteğiyle göreve gelmiş hükümettir. Yukarıda yazdığım zamları bile ‘’fiyat ayarlaması yapıldı’’ şeklinde veren basın desteğine sahiptir.
Sosyal medyada hükümete ‘’gık’’ diyenin zaten ağzına potinle giriyorlar, o ayrı.
Bazı sendikalar yapılan zamlardan dolayı mevcut hükümeti değil de geçmiş hükümeti sorumlu tutuyor.
Tüm bunları geçtim, muhalefet bile hükümeti destekliyor…
Kimisi hükümetin bütçesine onay veriyor, kimisi yatağından kalkıp gelip nisabı sağlıyor.
Yine de olmuyor.
Maalesef olmuyor.

Şu üç buçuk aylık süre ile ilgili yazacak o kadar çok konu var ki…

Duvara toslayan ”vatandaşlık incelemeleri” mi istersin ”baddos” olan yerel seçim ittifakları mı istersin…

Ama daha fazla uzatmadan, bu kez sadece hükümetimizin başındaki dört ortağa sormak istiyorum.
Siz kendi hükümetinizden memnun musunuz?
Başka da sorum yoktur.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir